Avrupa Birliği’nde standartlaştırılmış bir yerel yönetim sistemi bulunmamaktadır. AB, yerel yönetimlerin örgütlenme tarzı ve görev ayrımı gibi yerel yönetim sistemine ilişkin konularda, üye ülkelere herhangi bir yaptırımda bulunmaz. Yerel yönetimler, merkezi idarenin belediyeleri ilgilendiren konularda alacağı kararlara aktif bir aktör olarak katılırlar. AB’nin benimsediği “yerindenlik ilkesi” yerel yönetimlerin yetkilerinin büyük ölçüde genişlemesine yol açmıştır.

“Avrupa Birliği Yerel Yönetimler Özerklik Şartı (1985)”, AB’de yerel yönetimlerin işleyiş mekanizmasına yönelik temel düzenlemedir. Yerel idarelerin güçlendirilmesi ve yerinden yönetim prensiplerine dayanan söz konusu düzenleme ile yerel yönetimlere, kanunlarla belirlenen sınırlar çerçevesinde, kamu işlerinin önemli bir bölümünü kendi sorumlulukları altında ve yerel nüfusun çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı tanınmaktadır.

Yerel Yönetimlerle ilgili temel ilkeler Beyaz Kitap’ta şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık, etkinlik ile ekonomik ve sosyal uyumdur.

AB’de belediyeler; geleneksel hizmetlerin yanında eğitim, kültür, sanat ve sporun geliştirilmesi konusunda daha geniş yetkilere sahiptir. Sosyal refahı sağlamaya yönelik çalışmalar (işsizlikle mücadele gibi) da yerel yönetimlerin görev alanındadır.

AB müktesebatının yaklaşık %60’ı yerel yönetimleri ilgilendirmekte olup, öne çıkan konular:

  • Yerel aktörler AB karar alma mekanizmasında yetkili ve etkin olmalıdır.
  • AB entegrasyon süreci vatandaşlardan kopuk olmamalıdır.
  • Yerel düzeyde seçilmiş aktörlere daha fazla söz verilmelidir.

35 başlıkta toplanan AB Müktesebatının 14 alanında (Çevre, Tüketicinin Korunması, Ulaşım, Güvenlik ve Adli İşbirliği, Enerji, Rekabet Hukuku, Bilgi Teknolojileri, Ayrımcılığın Önlenmesi, Sosyal Politika, Kamu İhaleleri, Devlet Yardımları, Yerel Vergiler, Yerel Seçimler, Eğitim ve Kültür), yerel yönetimlere yönelik ve yerel yönetimlerin uygulamasından sorumlu olduğu yasal düzenlemeler yer almaktadır.

Çevre

Çevre konusundaki yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi ve uygulanması için yerel yönetimlere izin verme ya da denetleme yetkisi verilmiştir. Çevre alanında katı atık yönetimi, temiz su, atık su ve hava kalitesi standartlarını belirleyen ve tüm üye ülkelerin uymak zorunda olduğu direktifler yayınlanmıştır.

Enerji

Enerji alanında AB üye ülke yerel yönetimlerinin uygulamak zorunda olduğu yönetmelikler bulunmaktadır. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, sıfır karbon, ekolojik ayak izi gibi konular AB’nin öncelikli konuları arasındadır.

Ulaşım

Akıllı ve entegre ulaşım, transit geçişler sağlama, yol güvenliği (geçiş kayıtları, ehliyetler, emniyet kemeri kullanımı, arabaların güvenliği, tehlikeli maddelerin ulaşımı), şoförler için sosyal güvenlik kayıtları (bölgesel ve yerel yönetimlere ait) ve profesyonel standartların uyumlaştırılması konuları öne çıkan konulardır.

Sosyal Politika

Sosyal Politika alanında, çalışma ortamında sağlık ve güvenliğin sağlanması, fırsat eşitliği, sosyal güvenlik, emeklilik, engellilik, aktif yaşlanma, sosyal dışlanmışlık gibi konuları içeren direktifler düzenlenmiştir. Yerel yönetimler bu direktiflere uymakla yükümlüdürler.

Tüketici Hakları

Yerel yönetimler; tüketici ve halk sağlığı konusunda zorlayıcı tedbirler getiren, bu tedbirlerin uygulanmasını izleyen ve gerekli olduğu takdirde cezai yaptırımlara başvuran kurumlardır.

  • Tüketicinin sağlık ve güvenliğinin korunması
  • Tüketicinin ekonomik çıkarlarının korunması
  • Tüketicinin aldığı kusurlu ürünün düzeltilmesi
  • Tüketicinin bilgilendirilmesi ve eğitimi
  • Tüketicinin temsil edilmesi

Bilgi Toplumu

Elektronik haberleşme hizmet ve şebekelerinde serbestleşmenin sağlanarak, evrensel anlamda modern hizmetlerin oluşturulmasıdır.

  • Akıllı Kentler için Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT)
  • Sayısal içerik, açık erişim ve yaratıcılık
  • Sağlık, yaşlanma ve içerme için BİT
  • Yenilikçi kamu hizmetleri için BİT

Güvenlik

Yerel düzeyde yer alan ve özellikle örgütlü suç, para aklama, kaçakçılık gibi eylemlere karşı mücadele edecek mevcut yapıların etkili hale getirilmesi çalışmalarında yerel yönetimlere önemli görevler düşmektedir.

Rekabet Hukuku

Düzenlemelerin amacı kamu kuruluşları ile özel kuruluşlar arasındaki farkı azaltmaktır. Amsterdam Antlaşması’nın 86 (1).maddesinde kamu kuruluşlarının piyasada avantajlı konumda bulunmaması gerektiği vurgulanmaktadır.

Serbest Dolaşım

Bu alanda kural koyma ve politika yürütme durumunda olan yerel yönetimler Amsterdam Antlaşması’nın 39. ve 43. Maddelerindeki işçilerin serbest dolaşımı, kişilerin işyeri kurmaları ve o ülkede yerleşmeleri ile ilgili yükümlülüklere uymak zorundadırlar.

Kamu İhaleleri

AB’de mal ve hizmet satın alınması, ayrıca insanların serbest dolaşımını güvenceye almak için kamu satın alımları rekabet ortamına açılmalıdır. AB’de kamu ihaleleri “şeffaflık”, “nesnellik” ve “ayrımcılığın engellenmesi” ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirilmelidir:

Devlet Yardımları

AB’de herhangi bir devlet yardımı, üye ülkeler arasında yapılan ticarette rekabeti önleyecek nitelikte ise yasaklanmıştır. Toplumsal işleyişi düzgün biçimde sağlamada gerekli olan kamu hizmetlerinin maliyetlerini karşılamak için yapılacak sübvansiyonlar bu kuralın dışındadır.

Yerel Vergiler

Bazı ülkelerde yerel ya da bölgesel yönetimler tarafından uygulanan farklı vergiler, malların serbest dolaşımı ilkesine ters düştüğü için AB tarafından yasaklanmıştır.

Yerel Seçimler

AB’de üye ülkelerde ikamet eden her AB vatandaşı, o ülkenin vatandaşı olsun ya da olmasın, yaşadığı ülkenin yerel seçimlerinde aday olma ve oy kullanma hakkına sahiptir.

Eğitim ve Kültür

Eğitim ve kültür alanındaki düzenlemeler temel olarak, yasal hükümlerin uygulanması ve yürütülmesi ile ilgili olmayıp; eğitim ve kültür alanındaki Birlik Programlarına (Hayatboyu Öğrenme Programı, Gençlik Programı ve Kültür Programı) etkin katılım için gerekli idari koşulların sağlanması ile ilgilidir.